Diyarbakır Şehir Portalı

Sere Sale-Diyarbakır’da Yılbaşı Ne zamandır?

Sere Sale-Diyarbakır’da Yılbaşı Ne zamandır?

Sere sale kürtçe yılbaşı demektir. 13 Ocak olarak kabul edilir yılbaşı. Hicri takvim batı takvimine göre 13 gün geriden gelir. Bu yüzden eskiler hicri takvimi kabul edip böyle tarih tutmuşlardır. Saati güneşin batışı ve doğuşuna göre eskiden bilip tahminlerde bulunan eskilerimiz. Yıl başı günlerini hiç şaşırmazlarmış. Her kutlama ve bayram toplumun,halkların birleştirilmesi, beraber etkinliklerde bulundurularak kaynaştırılması, birlik, beraberliğin güçlendirilmesi için yapılır,edilir ve kutlanır.

Şeyhmus Diken’e saygılarla

Bu yazımızda Şeyhmus Diken’in yazısından alıntı yaptık. Kendilerinin engin bilgi ve yarım asırlık geçmişinin tecrübesinden kaynaklanarak yazdığı yazıdan yararlandık.

Sere Sale – Diyarbakır’da Yılbaşı Nedir? Ne zamandır?

Diyarbakır kadim kentimiz mevsimlerin de hakkını teslim eden bir şehirdir. Yazları adam akıllı yaz gibi geçer, güneşinin sıcağında yumurta pişirten kabilinden, kışları da dam boyuna kadar karların yağdığı kış gibi kışların yaşandığı bir kenttir. Eskiden bu şartlarda, eski Diyarbakır’da ulaşım yetersizliği nedenleriyle her istenileni paranız olsa bile bulamaya biliyor yapamaya biliyordunuz.

Değerlerimiz

Diyarbakırlılar tıpkı kendileri gibi çok eski ve yerleşik kentlerin sakinlerine benzerlerdi. Bütün bir kış boyunca tüketebilecekleri yiyecek ve içecek maddelerinin çoğunu ve doğal olarak mümkün olanlarının hazırlığını yaparlardı, sonbahar merhaba deyip kapıya dayandığında her şey hemen hemen hazırdı. Zahireden, sebzeler ve kuru meyvelere türlü  türlü kurutmalara, et ürünlerinden kavurma ve pastırma ; tatlı türünden ürünlerden cevizli sucuklar, kesme, cevizli sucuk ve pestillere varıncaya kadar her şey yazın hazırlanan bu emeğin ürünüydü.

Belki de sorulması gereken bir sorudur, bu kadar hazırlık niyeydi? Tabii ki kış boyunca tüketilmek içindi. Şimdiki gibi buz dolapları yoktu her istenilen meyve ve sebze seralardan gelmezdi. Varsa hazırlık yapanlar kışları güzel geçerdi, yoksa da hazırlıksız olanlar için tatsız tuzsuz bir kış olurdu. Televizyon da yoktu fıkralar hikayeler vardı. Genellikle kapalı ev ortamında muhabbetler yapılırken, tüketilsin diyeydi bunca hazırlıklar. Evin yaşlı büyüklerinden hikayeler (çirok), söylenceler dinlenirken tüketilsin, katık olsun diyeydi elbette. İşte yılbaşı geceleri de bu tüketimlere biraz daha fazla gerekçe olurdu.

Yılbaşı tarihi 13 Ocak

Aslına bakarsanız bölgesel anlamında da  13 Ocak’a yıl başı anlamını veren öyle önemli dediğimiz aman aman İslami bir gerekçe de anımsadığım kadarıyla vardı diyemezdik. Çünkü Diyarbakır’daki ve bölgedeki Hıristiyanlar da “Eski hesap bu gün Ocak ayının 1’i” diyor 13 Ocak’ı yılbaşı olarak işaret ediyorlardı. Bu yönleriyle de Hıristiyan batı dünyasının yılbaşını kendi takvimlerinden ayırırlardı.

12 Ocak’ı 13 Ocak’a bağlayan günümüz bu “Bizim” diyebileceğimiz yerel yılbaşımız kelimenin tam anlamıyla “Ser e sale**” dir. Ve eskiden tam bir bayram edasında kutlanırdı. Yemekler yapılırdı, tatlılar hazırlanırdı.

Sonbaharda hazırlanan kuru kış yiyecek ve pekmezden yapılan şerbetleri özenle kilerlerdeki sığınaklarından yeşil sırlı küplerinden de çıkarılır. Ve o özel yılbaşı gününe hazırtılırdı. Hikayeler anlatılırdı, tombalalar çekilirdi.

Sokağa yansıyan Yılbaşımız

13 Ocak tarihinde ser sale’sinin bir de sokağa yansıyan güzelim yüzü vardı. Şimdilerde dünyanın önemli merkezleri İstanbul, Kızıl Meydan ve Taksim gibi yerlerinde yılbaşı kutlamaları televizyonlarda göründüğü gibi ve izlettirildiği gibi ya Bizim Diyarbakırımız da biraz daha farklıydı.

Bir halk kültürü ve yerelin öznelliğiyle kutlanıyordu bizim için yılbaşılar. Daha çok çocuklar olmak üzere, yetişkin kadın ve erkeklerin kılığına girerlerdi. Yüzlerini de kömür karası ile boyarlardı, sakal bıyık yaparlardı sahte olarak. Eski Diyarbakır evlerinin kapılarına dayanırlardı, ağızlarında mani ve tekerlemeleriyle ;

” Ser e Sale / bıne sale

Pir kurbane / xorte male. “

Sere sale dediğimiz eski yılın son saatlerini yaşarken, son gününü yeni yılın ilk günlerine bağlayan bu güzel gecede evin yaşlısı delikanlıya kurban olsun. Ya da ;

” Ser e sale / bıne sale

Xwede bı hele / Pısinga bıne mankale.”

Yılın son saatlerini yaşarken sonuncu gününü yeni yılın ilk günleriyle buluşturan bu güzel gecede Allah evdeki mangalın dibindeki kediyi bile korusun dilekler ne kadar yerellik kültürü kokuyor ve ne kadar içten. İşte bu Kürtçe dileklerle çocuklar kapıya dayanırlardı.

Hediye almadan ne olurdu?

Ne mi olurdu? Merak ettiniz değil mi? Elbette ki, “Şakşako”su (evin kapı tokmağı) çalınan kadim şehrin güzel evlerinin kapıları mutlaka açılırdı gençlere. Zaten bir çoğumuz da gecenin o vaktinde beklerdik ” Ser e Sale ” tarafından çalınan kapının heyecanını yaşamak isterdik tüm kalbimizle.

İşte bizim Noel babalarımız da o Ser e Sale’lerdi. Bizlerden birileriydi onlar. Öyle gizli saklı ocak bacasından falan da değil ha, basbayağı kapıdan giriyorlardı evlere misafir gibi ev ahalisi gibi gelirlerdi. Hediye getirmeleri falan ne mümkün ki.

Aksine illa bir şeyler istiyorlardı gençler bu bizim ser e sale’lerimiz. Ve bence vermek gerekiyordu tabii ki verilirdi, vermekte isteniyordu. Hele bir de hazırladığımız tatlı ve içecek,yiyeceklerden ya da biraz para vermeseydiniz. Kıyamet o zaman kopuyordu işte. Ser e Sale boylu boyunca uzanı veriyordu yerlere. “Havar ez mırım”, imdat ben öldüm deyip deyip yerde debelenerek hediyesini almadan gitmezdiler.

Akıllarda yaşıyorsa

İşte yılbaşılar böyleydi güzel eski Diyarbakır da . Yerel değerlere sahip çıkmanın bir nedeni de belki de kendini koruma, kimliğini koruma kollama ve sürdürme içgüdüsü müydü, ne?

Göz yaşlarımızı da hak ediyordu sevinçlerimizi de hak ediyordu doğduğumuz ve yaşadığımız bu nadide topraklar hak ediyordu. Tabii ki günümüz iletişim teknolojisi dediğimiz ve görsel medya bizi esir almadan önce bu güzellikler oluyordu.

Zaman çok mu geç eski değerleri yaşatmaya, elbette değil. Belleklerde yaşıyorsa yaşatılabilir kültürler değerler.

Ve değil mi ki; Ser sala ve Piroz be. *

Yeni yılınız her daim güzel olsun

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ